Yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yabancı kararların tanınması ve tenfizi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununa (MÖHUK) tabidir.
Hak arama özgürlüğü çerçevesinde bir yabancının Türkiye’de davacı olması mümkündür. Ancak bu hâlin, vatandaşlar arasındaki uyuşmazlıktan farklı bir yönü olduğu da açıktır. Zira yabancının Türkiye ile ilişkisinin zayıf olduğundan ötürü davanın yabancı tarafın aleyhine sonuçlanması ihtimalinde bundan doğan riskin peşinen teminat alınması makul görülmelidir.
Türk Mahkemelerinin, milletlerarası yetkisi kapsamında Türkiye’de görülen davalardan MÖHUK 48.maddesine göre “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü mevcuttur.