info@avehukuk.com+90 (312) 466 50 27

Geçmiş kararlarda, çeşitli gerekçelerle, 17.maddenin tüzelkişileri yani şirketleri kapsayıp kapsamadığı ise tereddüt konusu olmuştur. Her ne kadar Dışişleri Bakanlığı'ndan alınan 17.01.2005 tarih ve 904.30/2005/KOPR/20078 sayılı yazısında bu maddenin tüzelkişileri kapsayacağı şeklinde görüş bildirmiş ise de, zaman içerisinde farklı Yargıtay kararlarına isabet edilmiştir.

Ancak konu hakkındaki bilinen en güncel Yargıtay kararında Yüksek Mahkemenin 12. Hukuk Dairesi14/12/2017 gün ve E:2017/8463 K: 2017/15601 sayılı kararı ile birlikte tüzelkişilerinde bu muafiyetten yararlanacağı şeklinde hüküm tesis etmiştir. 

“ … anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından, yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. İcra takibini yapan alacaklı şirket Hollanda uyruklu olup, şirketin tâbi olduğu Hollanda devleti Lahey Sözleşmesine taraftır. Her ne kadar borçlu tarafından dosyaya sunulan, 1954 tarihli sözleşmenin 17. maddesinde, tüzel kişilerle ilgili olarak, 25.10.1980 tarihinde imzaya açılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından 07.07.2004 tarihinde imzalanan, ancak henüz yasalaşmayan "Adalete Uluslararası Erişim Hakkında Sözleşme’nin" 14/1. maddesi ile; Bir akit devlette mutat meskeni olup, diğer bir akit devletin mahkemelerinde açılmış davalarda, davacı veya müdahil olarak bulunan kişilerden (tüzel kişiler de dahil), sırf yabancı uyruklu olmaları veya davaların açıldığı devlette ikamet etmemeleri yada mutat meskenlerinin olmamaları sebebiyle her ne isim altında olursa olsun herhangi bir teminat, kefalet yada depozito istenemez…. ”