info@avehukuk.com+90 (312) 466 50 27

Vade farkı, mal ve hizmet bedelinin ödenmesi gereken günde ödenmemesi halinde alacağın gecikmesi nedeniyle satış bedeline belirli oranlarda yapılan ilave sonucu ulaşılan miktar yani mal veya hizmetin bir manada yeni fiyatıdır. Vade farkı uygulaması, enflasyonist ortamlarda para borcunun ifasındaki gecikmeden zarar gören alacaklıyı koruma amacını taşımaktadır.

Ticari hayatta gerek sözleşmelerle gerekse de faturaya “alacağın belli bir zamanda ödenmesi halinde belli bir oranda vade farkı alınacağı” kaydı konulmak suretiyle vade farkının hayata geçirildiği görülmektedir.

Faturanın önceden mevcut olan bir sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili belge olmasından ötürü gecikme halinde vade farkı alınacağına ilişkin kayda itiraz edilmemesi, faturada yer almakla birlikte taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmemiş bir hususa ilişkin kaydın da kabul edildiği anlamına gelmez.

Zira vade farkı kaydının faturanın zorunlu içeriğinde olmayıp, yasal sürede itiraz edilmedi diye kabul edilmesinin ağır bir sonuç doğuracağı; faturadaki vade farkı uygulanır ibaresinin yazılması halinde TTK.nun 23/1. maddesindeki karinenin uygulama alanı bulmayacağı, zira fatura sözleşme olmadığı gibi, faturaya itiraz edilmemesinin de ona sözleşme niteliği kazandırmaz.