İcra ve İflas Kanunun (İİK) 257.maddesinde açık biçimde rehinle güvence altına alınmamak kaydı ile “vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının” ihtiyati haciz talep edebileceğine hükmedilmiştir. Dikkat edileceği üzere bu yasal düzenlemede, borçlunun kötü niyeti ve/veya mal kaçırma kastı gibi özel bir şart aranmamaktadır. İhtiyati haciz talep edilebilmesi için rehinle temin edilmeyen vadesi gelmiş bir para borcunun bulunması yeterlidir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 19/10/2015 gün E:2015/685 K:2015/130 sayılı kararında bu huşu şu şekilde ifade edilmiştir : “ … İcra İflas Kanunun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı uygulanır. Mahkemenin davanın reddine gerekçe gösterdiği sunulan belgelerin İİK 68’e uygun olmadığı gerekçesi alacağın ispatı ile ilgilidir. Bu nedenle talep ekinde yer alan faturaların irsaliyeli fatura olduğu ve ayrıca da cari hesap mutabakatına ilişkin belge de bulunduğu gözetildiği yaklaşık ispat kuralı uyarınca talebin kabulü gerekirken yazılı gerekçesiyle yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir.”