info@avehukuk.com+90 (312) 466 50 27

Avalin şerhinin “avalimdir” ibaresi ve ilgili kişinin isim soyisim imzasıyla birlikte bono (senet) ön yüzünde bulunması yeterlidir. Bunun nedeni de kıymetli evrakın tedavül özelliği olup, bono dışında ayrı bir metinde aval verilmesi halinde bunun doğuracağı sakıncaları gidermektir. Hâl böyle olunca aval şerhinin sorumluluk doğurabilmesi için mutlaka senet metni içine dahil olması gerektiği açıktır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 09/10/2018 gün ve  E: 2017/4456, K: 9522 sayılı kararında "Somut olayda, … şikayetçinin imzasının, senet metni olarak değerlendirilmeyen bölümde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, muteriz borçlu tarafından senet metni dışına atılan imzanın aval olarak kabulü mümkün olmayıp, adı geçenin takip dayanağı senet nedeniyle borçlu sıfatı bulunmamaktadır.” Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 20/09/2016 gün ve E:  2016/22689 K:2016/19204 sayılı kararında "  … TTK'nun 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 701. maddesi gereğince; keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekmez. Aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olur. Ancak atılan imzaların aval veren sıfatıyla sorumluluk doğurması için, senet metni içine dahil olması zorunludur. Senet metni dışına atılmış imzaların aval şerhi sayılmayacağının kabulü gerekir. Somut olayda, takibe konu bononun incelenmesinde; aval veren sıfatıyla bononun kefil hanesinde senet metni içine gelecek şekilde ... Tic.Ltd.Şti'nin imzalı kaşesi bulunduğu, borçlulardan .....A.Ş'nin kaşe ve imzalarının ise, bononun sol ön yüzünde bono metni dışında kalacak şekilde atılmış olduğu görülmektedir. Bu halde, yukarıdaki açıklamalar ışığı altında, senet metni dışına atılmış imzaların, düzenleyen lehine aval veren sıfatı ile atıldığının ve imza sahibinin de aval veren sıfatı ile sorumlu olduğunun kabulü mümkün değildir.